ÜÇGENLER

Nisan 10, 2008 · Kategori: Geometri Hakkinda

ÜÇGEN, kesişimleri boş olmayıp tek bir noktada olmayan üç ışının kapattığı geometrik şekil ya da üç kenarı olan çokgen. Işınların kesişimine üçgenin köşeleri, köşeler arasındaki parçalara da üçgenin kenarları denir. Köşeler büyük harflerle, karşılarındaki kenar da bunların küçük harfleriyle adlandırılır. Üçgenin iç açıları ve kenarları “temel eleman”, yükseklik (bir köşeden karşı kenara indirilen dikme), kenarortay (bir köşeyi karşı kenarın ortasına birleştiren doğru) ve açıortay da (bir açıyı iki eş açıya bölen ve köşeden karşı kenara kadar uzanan ışın) “yardımcı eleman” olarak bilinir. Üçgenler kenarları bakımından “eşkenar üçgen” (üç kenarının uzunluğu eşit, tüm temel ve yardımcı elemanlar her köşe için aynıdır), “ikizkenar üçgen” (iki kenarın uzunluğu ve karşılarındaki açılar birbirine eşittir) ve “çeşitkenar üçgen” (üç kenarı ayrı uzunluktadır) gibi üç gruba; açıları bakımından da “dar üçgen” (açıları dar açıdır), “dik üçgen” (bir açısı dik açıdır) ve “geniş üçgen” (bir açısı geniş açıdır). Gibi yine üç gruba ayrılırlar. Bir üçgende toplam üç yükseklik, üç kenarortay ve üç açıortay vardır. Bunlar kendi aralarında, tek bir noktada kesişirler. Yüksekliklerin kesim noktası “ortosantr” adıyla anılır. Dik üçgenlerde ortosantr, dik köşedir. Geniş üçgende ortosantr, üçgenin dış bölgesinde yer alır. Kenarortayların kesim noktası, üçgenin ağırlık merkezidir ve bu nokta, kenarlara yakın olup kenarortayları 1/3 oranında içten böler. Açıortayların kesim noktasıysa üçgenin iç teğet çemberinin merkezidir. Bir iç açıortay ile öteki iki açının dış açıortaylarının kesim noktası da üçgenin dış teğet çemberinin (toplam 3 dış teğet çember vardır) merkezidir. Bir üçgenin alanı, herhangi bir kenar uzunluğuyla bu kenara ilişkin yüksekliğin çarpımının yarısıdır. Üçgen için başka alan formülleri de vardır. Örneğin iç teğet çemberinin yarıçapı r ve çevresi 2u olan üçgenin alanı “u.r”dir.

GEOMETRİNİN KULLANIMI VE GELİŞİMİ

Mart 4, 2008 · Kategori: Geometri Hakkinda

Hıristiyanlık çağının 2000 yıl öncesinden daha öteye varan bir tarihte belli bir matematik biliminin, özellikle geometrinin varlığını bildiren oldukça güvenilir belgeler(mısır’da hiyegrolifle yazılmış papiruslar, Mezopotamya’da çivi yazısıyla yazılmış pişmiş toprak levhalar)vardır. yunanlılar geometri üzerine eğildikleri sırada, bu bilim aşağı yukarı gerileme devresine girmiş gibi görünüyordu. Soyut ve tamamen tümdengelimli bir bilim olduğuna göre,hiç şüphesiz geometri yunan düşüncesinin yarattığı bir eserdir.

Geometri anlatımlarını ispatlamak,başka bir deyişle bunları basit olan açık önermelerden hareket ederek bulmak olanağını ilk sezenler iyon okulu düşünürleri ve özellikle mile tos’lu thales(temel geometrinin bazı teoremleri hâlâ thales’in adını taşır)oldu(M.Ö. 600 yılına doğru).Yüzyıllar boyunca matematik araştırmaları,çeşitli felsefe okullarınca incelendi.Pythagora’çılar okulu ,dini siyasi sebeplerle, Crotone(Güney İtalya’da)merkez enstitüsünün yıkılmasında sonra da varlığını korudu.Bu okulun bir yüzyıldan fazla süren çabalarıyla,aritmetik,müzik(müzik aralıkları aritmetik teorisi),düzlem geometri ve astronomiyi(küresel geometri) içine alan aritmetik-geometrik ilk öğretim sistemi kurulmuş oldu.liberalizm ve bilimsel düşünceye hayvan olan yunan bilginlerinin topladığı bu okul,ortak ölçü kabul etmeyen büyüklüklerin varlığını ileri sürdü.sonradan tam sayılarla çürütülen bu tezi sonuna kadar savundular elalıların (Elaia okulu, Zenon’un paradoksları)tenkidi de bu probleme yöneltilmişti aslında.Mesele Akademi ile ilgisi bilinen eudoksos’un oranlar teorisiyle çözümlenebildi.Aristoteles’çi felsefe ve bu felsefenin,eflatun’un ideler ve sayılar teorisine karşı çıkması,matematiğin gelişmesini açıktan açığa etkilememiştir..


Üç yüzyıllık araştırmanın en büyük verimi, M.Ö. 3.yüzyıl başlarında İskenderiyeli Eukleides’in yazdığı elemanlar oldu;geometrinin sistemli ve kesin kuruluşunu ,gerçekleştiren ilk bu eser oldu.Eukledies’in Elemanları, akılcı tutumun ve gerçek bilginin ülküsünü bir süre için belirledi.Eserde işlenen konular,bugün kullanılan temel geometri elkitabını bazen aşar,bazen daha geride kalır.Yöntemleri ise,bir süre hemen hemen unutulduktan sonra,yüzyıldan az bir zaman önce yeniden ortaya çıkan ve bugün çok önemli bir yer tutan aksiyomatik yöntemin ilk değişik şeklini verir.Elemanların 5.bölümünde,aksiyomlar üzerine kurulmuş bir büyüklükler teorisi veya bilinen gerçekler açıklanır:Bir bütün parçalarından daha büyüktür.Geometri ise,ünlü paraleller postulatı gibi birçok açık postulata dayanır.


M.Ö. 3. yüzyılda geometri en yüksek noktasına ulaştı. M.Ö. 330 yılına doğru kurulan İskenderiye Akdeniz bölgesinin en etkili kültür merkezi oldu ve yüzyıllarca bu durumda kaldı.305 yılında, Ptolemaios ve halefi Ptolemaios 2 bir müze ve en çok zengin bir kitaplık kurarak, bilim alanında İskenderiye’nin bütün şehirlerden üstün olmasını sağladılar. Bilginlere burada yer ayrıldı ve ders yapmak zorunda olmaksızın ödenek verildi.Roma imparatorluğu da,fetihten sonra bu ödenek usulünü devam ettirdi.İşte bu yüzden,bilimler ,özellikle matematik ve astronomi her tarafta gerilerken burada sığınabilecek bir yer buldu.adları günümüze kadar ulaşan eski çağ astronomları, coğrafyacıları, matematikçileri ve fizikçilerinin hemen hemen hepsini hatta Srrakusai’li Arkhimedes’in, İskenderiye’deki bilimle oldukça sıkı ilişkileri olmuştur.İskenderiye’ye yerleşen Perge’li Apollonios.3.yy.ın sonuna doğru Kroniklerin Büyük İnceleme Kitabı’nı yazdı ve tahminen episikloitleri buldu.Bununla birlikte,Arkidemes’in eseri art arda yaklaştırmalarla ’nin hesaplanması,silindir ve kürenin hacmi,parabol parçasının kareleştirilmesi,statik momentlerin en önemlisidir.Arkhidemes ,Eukdossos’un tüketme yöntemini alarak, integral hesabın yolunu açtı.Eflatun’cu ülküye karşılık tam kesinliğe varma endişesini gözlemleme ve uygulama yetkisiyle sıkı sıkıya birleştirdi.

Zaten yüzyıllar boyunca, Eratosthenes, Hipparkos, Heros, Menelaus, Ptolemaios, Diophantos Pappus, Kheon ve nihayet Proclus ve Diosles’in üne ulaştırdıkları İskenderiye biliminin niteliklerinden biri de bu olmuştur. Ne var ki bu bilimin ocağı açık bir gerileme devresine girmişti;okulun en son deryecileri 524’te Gotlar tarafından öldürülen Boetius ve rahiplerin ilk defa eski çağ elyazmalarını kopya etmeğe başladıkları Vivarium manastırının kurucusu Cassiodorus oldu.647’te halife Ömer’in yönettiği Arap ordusunun İskenderiye’ye girişi sırasında kitaplıkta yandı.

 

http://www.matematikcafe.net/geometrinin-kullanimi-ve-gelisimi-t-2556.html

Atatürk'ün Yazdığı Geometri Kitabı

Mart 4, 2008 · Kategori: Geometri Hakkinda

Sizlerle çok değerli bir kitap paylaşmak istiyorum. Mutlaka hepimizin yazarının Atatürk'e ait olduğu bu kitaptan haberi vardır. Çok yeni elime geçen bu eseri sizlerin de istifadenize sunuyorum!...

"ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI GEOMETRİ KLAVUZU"

 

http://www.matematikcafe.net/ataturkun-yazdigi-geometri-kitabi-t-2741.html

Geometri Tarihi

Ekim 21, 2007 · Kategori: Geometri Hakkinda

GEOMETRİ TARİHİ:

Uzayın ve uzayda tasarlanabilen biçimlerin, kurallara uyularak incelenmesini konu alan matematik dalı. Yunanca «ge», yer ve «metron», ölçüden.

Geometri Nil kıyılarında doğdu. Bu ırmağın düzenli aralıklarla taşması, tarlaların sınırlarını siliyor, Mısırlıları güç sorunlarla karşı karşıya bırakıyordu: çünkü tarlaların sınırlarını yeniden çizmek, herkese kendi yerini vermek, bunun için de tarlaların yüzölçümünü hesaplamak, nirengiler dikmek, kısacası, geometri yapmak gerekiyordu.

Doğru Kavramının Anlaşılması İçin

insanlara, yer ölçümüne ilişkin somut sorunları çözümleme olanağını veren geometriden, giderek soyut bir geometri doğdu. Böylece aynı kavramın değişik durumlara uygulanabileceği anlaşıldı. Sözgelimi, deniz üzerindeki ufuk çizgisiyle çekülün gergin ipi arasında hiç bir maddi ortaklık yoktur; ama ikisi de geometride doğru adı verilen kavramı belirtir; doğru kavramı, ancak bunun gibi somut örneklere bakılarak anlaşılabilecek bir kavramdır. Bir kâğıdın üstüne çizilen düz bir çizgi, doğru hakkında yaklaşık bir fikir verir. Oysa doğru, sınırlı değildir (çizgi ise yaprağın kenarında biter) ve doğrunun kalınlığı yoktur (çizginin ise ne kadar ince çizilmiş olursa olsun, bir kalınlığı vardır). Bunun gibi, bir topa, bir küreye bakılarak küre kavramı hakkında bir fikir sahibi olunabilir.

Eukleides'in Aksiyomları ve Teoremleri

İskenderiyeli bir Yunan bilgini olan Eukleides, M.Ö. III. yy .da geometri hakkında ilk mükemmel kitabı yazdı. Eukleides o zamanki kitaplarında (bunlar somut sorunların çözümünü gösteren basit «reçete» derlemeleriydi) farklı bir açıdan bakarak, öne sürdüğü sonuçları, kesin kanıtlara başvurma yoluyla kanıtlamak istiyordu. Bunun için önce, sezgiye dayanan birtakım kavramlar (nokta, doğru, düzlem) kabul etti (aksiyom), sonra doğru sandığı, ama doğruluğunu kanıtlayamadığı birtakım gerçekleri belirledi (bütün, parçadan daha büyüktür; üçüncü bir niceliğe eşit olan iki nicelik birbirine de eşittir) [postulat]. Bu aksiyom'larla postülat'lara dayanılarak geometri teorem'leri kurulur. Kuşkusuz Eukleides, aksiyomlarının doğruluğunu kanıtlayamazdı, ama ona ve çağdaşlarına göre bunlar, tartışma götürmez gerçeklerdi. Sözgelimi, dik açı konusunda kesin bir yargıya varabiliyordu, çünkü gerçek hayatta, deniz üzerindeki ufuk çizgisiyle, elindeki bir çekülün yaptığı dik açıyı gözleriyle görebiliyordu. Eukleides geometrisi, üstünde yaşadığımız dünyayı anlamak için mükemmel bir araçtır; bu geometri, bilim ve tekniğin ilerlemesinde önemli bir etken olmuştur.

Eukleides Dışı Geometriler

Eukleides aksiyomlarının kesinliği, XIX. yy .dan itibaren tartışılmağa başladı. Alman matematikçisi Riemann ve Rus matematikçisi Lobaçevski, Eukleides aksiyomlarının tam karşıtı olan aksiyomlardan işe başladılar. Böylece ilk bakışta hiç bir pratik yararı yokmuş gibi görünen değişik geometriler (Eukleides dışı geometriler) doğdu. Ve bu yeni geometriler o zamandan beri birçok alanda (nükleer fizik, astronotik v.b.) işe yaradı (Einstein bunlar sayesinde bağıllık kuramını kurabildi). Cebir tekniklerinin geometriye uygulanması, noktaları sayılara veya koordinatlara bağlayarak bütün eğrileri hesaplamak ve saptamak olanağı sağlayan analitik geometri'yi doğurdu (Descartes).

Rönesans Ressamları ve Tasarı Geometri

Tasarı geometri'de, uzay geometrinin şekilleri veya öğeleri, tam ve aslına uygun biçimde bir düzleme (üzerine şekil çizilen kâğıt) aktarılır. Rönesans'ın büyük ressam ve mimarları tasarı geometriden yararlanmışlarsa da, onu gerçek bir matematik sistemi haline getiren (temel geometri, kaba perspektif), matematikçi Monge olmuştur. İzdüşüm geometrisi (bir şeklin herhangi bir noktasını esas alarak tümünü bir düzleme izdüşümle aktarmak), resim ve süsleme sanatı için de çok önemlidir. Ama asıl yeri, aksiyomları ve ilişkileri bakımından izdüşüm geometrisi, matematiğin bir dalıdır.


Saf (Katıksız) Geometri

Geometride, her yerde geçerli kesin belirlemeler giderek azalmakta, başlangıç aksiyomları artık sadece belirli bir geometri için doğru sayılmaktadır. Burada gerçek olan başka bir yerde yanlış olabilir. Her şeye rağmen, maddi gerçeklerin incelenmesinde uygulamalı geometrinin sağladığı olanaklar sonsuzdur. Yüzölçümü hesaplanmak istenen bir tarlanın çizgisel taslağından tutun da gökcisimlerinin yörüngelerinin saptanmasına, haritalara, planlara, coğrafyada kullanılan ölçeklere, makine yapımına, mimarlığa varıncaya kadar, geometri bilgisinin mutlaka gerekli olduğu alan pek çok ve geniştir. Bununla birlikte, matematik çalışmaları daha ileriyi, uzak geleceği de göz önünde tutar. Hemen yararlanma kaygısına kapılmadan yapılan matematik araştırmalar saymakla bitmez. Bu çalışmalar, doğruluğu mevcut koşullara bağlı olmayan kusursuz örnekler yaratma amacı güder. Saf geometrinin esası budur.

Thales

Ünlü bir bilgin ve filozof olan (Yunanistan'ın Yedi Bilge'sinden biridir) Miletoslu Thales (M.Ö. 640-562), düzlem geometrinin ilk teoremlerini hazırladı. Thales, bir yapının yüksekliğini, onun gölgesini ölçerek hesaplayabiliyordu.

Pithagoras

«Birdik üçgende, hipotenüs (dik açının karşısındaki kenar) üzerine kurulan kare öteki iki kenar üzerine kurulan karelerin toplamına eşittir»: bu teoremi M.Ö. VI. yy.da yaşamış ünlü Yunan filozof ve matematikçisi Pithagoras bulmuştur. Çarpım tablosunu ve telli çalgılarda gamı icat eden de odur.

Monge

Tasarı geometrinin yaratıcısı ve analitik geometrinin büyük kuramcısı Gaspard Monge (1746-1818), bütün XIX. yy. matematikçilerinin eşsiz ustasıdır.

Alıntı

« Önceki :: Sonraki »